Kendinizi mesai saatlerinde hafta sonunu hayal ederken bulduğunuz oluyor mu? Bu soruya bazılarınızın “Evet” dediğini duyar gibiyim. Yapılan araştırmalar, çalışanlar tarafından hafta sonlarını hafta içlerine kıyasla daha mutlu algıladıklarını ortaya koyuyor. Kuşkusuz hayatımızın önemli bir kısmı hafta içinde işin ağırlıklı olduğu aktiviteleriyle geçiyor. Hafta içinde çalışma sürecindeyken neden hafta sonunu iple çekiyoruz? Bunun sebebinin sadece dinlenmek, aileyle birlikte zaman geçirmek ya da sosyal aktivitede bulunmak olmadığını peşinen söylemek isterim. Asıl nedenin, iş sürecindeyken yaşadığımız duygularla ilgili olduğunu söyleyebiliriz. İşini çok seven, işyerinde pozitif bir ortamı olan, yöneticisiyle, takımıyla güzel bir sinerji yakalamış bir insan düşünün. Böyle bir kişinin hafta sonu hayaline ihtiyacı olur mu? Evet ne yazık ki çalışanların önemli bir kısmının hafta içlerini eziyet verici bulduğuyla ilgili araştırmalar azımsanmayacak kadar çoktur. Bu, sizce de trajedi değil mi? Ortalama bir insan ömrünün 70 yıl olduğunu ve bunun yarısından çoğunun iş yaşamında geçtiğini düşündüğümüzde, bu kadar uzun bir sürenin mutsuzluklarla dolu geçmesi ne kadar acıdır. İş hayatı insanların anlam ürettiği bir süreç ve hayat doyumunun kaynağıdır. İnsanların gerçek anlamda “Yaşadım” diyebilmesi için, kendini üretken bir hayat sürmüş ve anlam yüklü birtakım işler yapmış olmaya ihtiyacı vardır. Hafta sonunu iple çekenler böyle bir doyum yaşayabilir mi? En verimli, en güçlü çalışma yıllarında “Artık sırtımdaki yükü atma dönemim gelse de kurtulsam” diye hayal kurar mı? Tabii ki bu sadece çalışanlarla ilgili bir durum değildir. Çok uluslu ve Türkiye’den çekilme kararı almış bir şirket hatırlıyorum. Şirket bu süreçte bütün çalışanlarını memnun ederek ayrılmıştı (herkese oldukça tatmin edici bir işi sonlandırma paketi, iş bulma desteği gibi imkânlar). Nasıl oluyor da bu şirket, bir daha çalışmayacağı kişilere karşı bu kadar cömert davranabiliyor? Sebebi aslında çok açıktır: Değerlerle yönetmek! Gerçekten de şirketleri kurumsal yapan şey bir bakıma değerleridir. Bu değerleri her koşulda korumak çalışanların memnuniyeti için vazgeçilmez olduğu kadar itibar ve markalarının tüm dünyada saygın kalabilmesi için de bir teminattır. Bu nedenle çalışanlar tarafından benimsenmiş değerlerle yönetilen şirketlerdeki insanlar, hafta sonlarını iple çekmezler; hayatlarına dönüp baktıklarında kendilerini üretken ve mutlu hissederler.