Bir şirketin kendi çalışanları tarafından ne ölçüde inanılır bulunduğu konusunda farkındalık sahibi olması büyük önem taşır. Deneyimler gösteriyorki, Türkiye’de pek çok şirketin vizyonu, misyonu, değerleri, belli kalite standartlarına göre oluşturulmuş yazılı prosedürleri ve yönetmelikleri bulunuyor. Tüm bu dokümantasyona bakıldığında bu şirketlerin tıkır tıkır işleyen sistemlere sahip oldukları, çalışanların belirli standartlara göre objektif biçimde değerlendirildikleri düşünülebilir. Ancak çoğu zaman kâğıt üzerinde yazılanlarla pratik arasında fark olduğu bir gerçektir. Dolayısıyla yazılı kural ve uygulamalarla pratik arasındaki makas ne kadar açık olursa o şirketin çalışan gözündeki güvenilirliği de o denli düşük olmaktadır.

Peki şirketler yazılı kural ve standartlara neden tam olarak uymuyor/uyamıyorlar? Bu sorunun elbette tek bir cevabı yoktur. Her şeyi yazılı kural ve standartlara göre yapmak kimi zaman maliyetli kimi zaman ise vakit kaybı olarak görülebiliyor. Bazı şirket yönetimleri ise, bu kural ve standartlara uygun hareket etmek isteseler bile iş yapma ve davranış alışkanlıkları (şirket kültürü) buna tam olarak izin vermeyebiliyor. Bu kategorideki şirketlerin ancak belli bir değişim ve gelişim sürecinden sonra arzu ettikleri düzeye gelmeleri mümkün olabilir. Yazılı standartlara uymayı maliyet ve zaman kaybı olarak gören şirketler ise, aslında her anlamda kendi kalıcılıklarını riske atıyorlar. Böyle davranmakla belki denetim kuruluşlarını ikna edebilirler, ancak önce çalışanlarının gözünde, sonra tedarikçiler, müşteriler ve toplum nezdinde itibar kaybederler. Oysaki standartlara uygun yönetmek ve çalışanlar için objektif değerlendirmelere imkân veren yönetim sistemlerini uygulamak, hem verimlilik, hem çalışan bağlılığı ve motivasyonu gibi psikolojik dinamikler açısından daha çok yararlıdır. Ancak bütün bunları yapabilmek için öncelikle kişisel güç heveslerine ve kısa günün karına odaklanmış yaklaşımlardan vazgeçmek gerekir. Bu nedenle eğer standartlara uygun yönetmek size zor geliyorsa ya yapamayacağınız şeyleri yapıyormuş gibi göstermeyin ya da yaptıklarınızı olduğu gibi kabul ederek açıkça ve dürüstlükle bunu çalışanlarınıza anlatmaya çalışın. Zira çalışanlar tozpembe tablolar çizen içi boş bir şirkette çalışmaktansa, kısıtlı şartları olan ancak içi-dışı bir, güvenilir bir şirkette çalışmayı yeğlerler.