Araştırmalar, işleri delege edebilme özelliğinin hem yöneticiyi hem de çalışanı rahatlattığını ortaya koymaktadır. Delege edebilme becerisi bir yöneticinin sahip olması gereken en önemli özelliklerden birisidir. Delegasyon yapamayan yöneticilerin diğerlerinden ayrılan birtakım özellikleri vardır. Bu özelliklerden biri delegasyon yapmayan yöneticinin tüm işleri kontrol altında tutma isteğidir. Kontrol edicilik, aşırı titiz, kuralcı, evhamlı bir ruhsal yapıdan kaynaklanabileceği gibi, dominant, güvenemeyen bir kişiliğe sahip olmaktan da kaynaklanabilir. Aynı şekilde mükemmeliyetçi ve fazlasıyla başarı odaklı kişiler de aşırı kontrolcü olabilir ve bu nedenle delege etmede sorun yaşayabilirler. Herkesçe çok sevilen kişiler insanlara olumsuz bir şey söylemede, bir isteğe “Hayır” demede sorun yaşayabilirler. Bu kişiler gerçek düşüncelerini yansıtmadıkları için kendileri ve şirket için sorun yaratacak sonuçlarla karşılaşabilirler. “Hayır” kelimesini telaffuz edemedikleri için başkalarının işlerini de yapmak zorunda kalır ve yine delege edemezler. Halbuki yöneticilik vasıfları arasında en önemlilerinden biri delege edebilme özelliğidir.

Delege edemeyen yönetici, işlere yetişemediği gibi aşırı iş yükü altında kalmaktan dolayı “tükenmişlik” sorunu da yaşayabilir. Tükenmişlik, aşırı stres sonucu kişinin zaman içinde artık iş yapamaz hale gelmesine yol açan ve profesyonel yardım gerektiren bir ruhsal tablodur. Delege edemeyen bir yöneticinin ekibindeki çalışanlar da kendilerini yetersiz, işe yaramaz, güvenilmeyen kişiler gibi hissetmeye başlarlar. Kendi potansiyellerini ortaya koyma fırsatı bulamamaktan dolayı motivasyon kaybına uğrarlar. İş hayatında çok önemli bir kavram olan delegasyon, aynı zamanda çok önemli bir liderlik özelliğidir.