“Gideceği limanı bilmeyen gemiye hiçbir rüzgârdan yarar gelmez” özdeyişini pek çok kişi duymuştur. Aslında sadece gidilecek limanı bilmek yetmez; limana giden yolun ayrıntıları konusunda zihnimizde bir “harita” olması da gerekir.

Hedeflerinize tutkuyla sarılabilmeniz için onları iyice görünür hale getirmeniz ve ayrıntılı tanımlamanız gerekir. Sadece “çok iyi bir işim olsun” ya da “dünyayı gezmek istiyorum” düşünceleri fazlaca belirsizdir. Zihninizde sizi harekete geçirecek imgeleri yaratmaya yetmez.

Kendi kendinize “Bilinmeyen yerleri gezmek/öğrenmek istiyorum” deyin. Bu düşüncenin sizdeki etkisi ne kadar kuvvetli olur? Bir de şöyle deneyin: “Everest dağına tırmanmak istiyorum, Maldivler‘de tatil yapmak, pina colada içmek, esen tatlı meltemin yüzümü okşamasını hissetmek ya da Alaska kıyısını gemiyle geçmek istiyorum”. Bunun, içinizdeki tutkuyu güçlendirdiğini fark ettiniz mi?

Gerçekten ne istediğinizi tam olarak tanımladığınızda işin büyük bir kısmını bitirmiş olursunuz. Hayatta neyin peşinden koştuğunuza karar vermek ve hedeflerinizi gerçekleştiğinizi gözünüzde canlandırmakla geçireceğiniz zaman, karşılığını size misliyle ödeyecektir.

Eğer ne yöne gittiğinizi açıkça belirlerseniz oraya elbet bir gün varırsınız.